Yerel Geleneksel Denizcilik etkinlikleriyle ilgili açıklamaları atlayıp doğrudan mevcut etkinliklere ulaşmak için aşağıya gidiniz.
Neden Doğallığa Dönüş?
Kaçmak mı? Doğaya kaçmak. Doğada tek başına ekolojik yaşamak. Tam o değil doğallaşmak. Evet, doğa var bu etkinliklerde ama hedef doğaya değil,
doğal işleyişe, içinde evrildiğimiz bedensel-yerküresel işleyişe dönmek, onu tekrar işlevsel kılmak.
Neden? Çünkü bugün küresel boyuta ulaşmış toplumsal ve ekolojik krizlerimiz bu doğal işleyişten koptuğumuz için belirdiler. Bu kopma yüzünden mutsuzuz ve mutsuz oldukça da daha çok tetikliyoruz bu krizleri.
Hedef değişmez bir insan doğası da değil. Her şey değişir zaman içinde. Konu insan doğası değil, doğal işleyişe aykırı habitatlarımız. Bu konuyu Doğallığa Dönüş sayfasında uzun uzun anlatıyorum. Ayrıntılar için oraya bakabilirsiniz.
Doğal işleyişe aykırı yapay habitatlarımızın en son versiyonu olan, küresel nesneci tüketim kültürüyle gelen modern yaşam. Bu etkinliklerin amacı, bu kültürü geçici olarak ortadan kaldıracak şekilde yaşamı kavramak ve o şekilde keyif almanın yöntemlerini keşfetmek. Evet, sorunlarımızın özünde bu var. Ama nasıl bir keyif?
Kapitalizmin En Son Sömürü Alanı
Çok sinsi bir sömürünün kurbanlarıyız ve maalesef farkında olmadan bize dayatılan yaşam tarzının parçası olarak bunun sürmesini sağlıyoruz. Son yıllarda bu inanılmaz boyutlara ulaştı. Kapitalist tüketim kültürü bizi bedensel keyif süreçlerimiz üzerinden sömürüyor.
Daha da ileri gitti bu sistem ve bizi artık boş zamanlarımızda bile, bize ait olması gereken boş zamanlarımızda bile fark ettirmeden çalıştırmaya başladı. Biz güya kendimizle ilgilendiğimizi, kendimiz için zaman geçirdiğimizi sanırken telefonlarımız, sosyal medya ve reklamlar üzerinden verilerimizi topluyor, bizi, yeni teknolojik yöntemlerle bedenimizdeki algı merkez ve süreçlerini etkileyerek, çocuk yaştan itibaren reklam bombardımanına tutarak boş zamanlarımızı da belirlediği şekillerde geçirmemizi ve dolayısıyla sisteme çalışmamızı sağlıyor. Sadece üretim köleleri değil, bir de tüketim köleleri olduk. Bize özgün hiçbir şey kalmadı. Her şey birbirinin aynısı oldu.
Bu kapitalizmin en son sömürü biçimi. Çalışma sürecinin köleleri olmuştuk; emekliliğe kadar süren bir kölelik. Onun dışındaki zaman bizimdi; özgür olduğumuz alandı. Birinciden kurtulmak belki yakın gelecekte zor olabilir ama boş zamanlarımız, bize ait olması gereken için mücadele mümkün.
Nefes Alanları - Sistemde Aralıklar Açmak
Onun da yolu boş zamanlarımızı ve bu zamanların özgünlüğünü geri almaktan geçiyor. Farklı ve sistemden bağımsız nefes alanlarını oluşturarak bir yandan var olan tüketim kültürünü reddetmekten diğer yandan da kendi kültürümüzü oluşturmaktan geçiyor. Kayık1934'ün Doğallığa Dönüş girişimi bu: sistem karşıtı devrimci ve ekokültürel nefes alanları oluşturmak.
Fikren tam burada olmayabilirsiniz ama bu yazdıklarım bazı kuşkularınızı en azından destekler nitelikteyse bile o zaman doğru yerdesiniz. Aksi takdirde bu etkinlikler sizin için olmayabilir. Çünkü keyif diyorsam da bunlar modern anlamda eğlence veya huzur etkinlikleri ya da gezileri değil.
Kısa vadede hedefimiz bir nefes alanı yaratmak, modern yaşamın sömürücü yapısının yol açtığı bedensel ve zihinsel tahribata direnmemizi sağlayan bir nefes alanı. Uzun vadedeyse, becerebilirsek, farklı bir yaşama kültürü, insanın ve yerkürenin sömürüsüne dayanan bu sistemde, bu düzende bir aralık açmak. Kaçmadan, modern dünyanın yaşamın her alanını işgal etmesine direnerek.
Etkinlikler üç temel bileşen üzerinde şekillenecek:
1. Bedenselliğimizi devreden çıkartan teknolojiler kullanmayacağız. Elden geldiğince bedenlerimizi de olaya katan teknolojilerle sınırlayacağız etkinlikleri.
2. Modern tüketim kültürünün iletişim ve etkileşim ağlarından uzak duracağız. Yani telefonlar ve sosyal medya olmayacak.
3. Modern kültürün aşırı bireyselleşmesinden uzak duracağız. Etkinliklerin temel birimi birey değil, ufak sosyal grup olacak. Ne aşırı kalabalık ortam ne de bunun panzehiri olarak düşünülen tek başınalık. Doğal sınırlarımızın gerektirdiği ufak grup içinde ve aracılığıyla farklı yaşamanın yollarını bulacağız.
Etkinliklerin bu üç ilke bağlamında nasıl olacaklarına ve bize ne vereceklerine, yani modern yaşam kültüründen farklılıklarına dair daha ayrıntılı bilgi için Ekokültürel Habitat sayfasına gidebilirsiniz.
Mevcut Etkinlikler
Kayığımızı denize indirdiğimizde ilk önce destekçilerimizin desteklerine karşılık tasarladığım seyirleri yapacağım. Bunların arasında bazı doğallaşma etkinlikleri/seyirleri de var. Şu anda mevcut etkinlikler bunlar ama ardından gelecek doğallaşma etkinlikleri de bunlara benzer olacak. Aşağıya ekliyorum bu etkinlikleri/seyirleri. Katılmayı arzuluyorsanız Destekle kutusunu tıklamanız gerekiyor. Destek Seyirlerimizin tamamını görmek için Destek sayfasına da gidebilirsiniz.
Deniz ve Dağ - DDYY
₺6.000 (1 kişi) / 9.000 (2 kişi) (yeme-içme hariç)
Burada yelken ile yürüyüşü birleştiriyoruz. İlk gün geleneksel bir yelkenlide denizcilik yapacaksınız. Etkinliğimize katılmadan önce sizi geleneksel denizcilik konusunda bir parça eğiteceğim. Kayığımıza adım attığınızda da yelkenleri açmadan önce yine kısa bir kursunuz olacak. Daha sonra sadece yelkenlerimizi kullanarak (motorumuz yok zaten) bir koya gidip demirleyeceğiz. Günün kalan kısmı deniz, yemek ve geleneksel yelkencilik ve doğa üstüne bir sunumla geçecek. Ya güvertede ya da sahilde uyku tulumlarımızda yatacağız. Dilerseniz çadır da kurabilirsiniz. Sabahsa 6 - 8 km'lik bir doğa/dağ yürüyüşümüz olacak. Kayığa geri döndükten sonra da tekrar yelken basıp başlangıç noktamıza döneceğiz.
Süre: 2 gün - 1 gece.

Yelken, Yıldızlar ve Mitoloji - YYM
₺6.000 (1 kişi) / 9.000 (2 kişi) (yeme-içme hariç)
Yüzlerce yıl yıldızlara güvenmiş denizciler, özellikle uzun yolculuklarda. ve benim de çok ilgimi çeken bir konu çocukluğumdan beri, dedim yukarıda. Bu etkinlikte çıtayı yükseltiyorum. Yelken seyri de ekliyorum. İlk başta yelken seyri yaparak (motorumuz yok zaten) demirleyeceğimiz koya gideceğiz. Etkinliğimize katılmadan önce sizi geleneksel denizcilik konusunda sizi bir parça eğiteceğim. Kayığımıza adım attığınızda da yelkenleri açmadan önce yine kısa bir kursunuz olacak. Akşam hava karardıktan sonraysa yıldızlar ve mitolojiyle baş başa kalacağız. Sadece o değil tabii, az da olsa bir de modern çağa kadar insanın yıldızlarla öyküsüne de gireceğim. Meraklılarınızla geç saatlere kadar yıldızları incelemeye devam edebiliriz. Ertesi gün tekrar yelken açıp başlangıç noktamıza geri döneceğiz.
Süre: 2 gün-1 gece.

Doğallığa Dönüş, Ekoloji ve Felsefe - DDEF
₺10.000 (1 kişi)/15.000 (2 kişi) (yeme-içme hariç)
Eğer projemizin ardındaki temel düşünceyi daha iyi kavrayabilmek ve bunu tam bir bedensellik ve doğallık içinde hem yelken basarak hem de dağlarda yürüyerek yapmak istiyorsanız bu etkinlik sizin için. Doğaya dönüş değil, doğala dönüş. Doğala dönüş ve felsefe projemizin iki temel ayağı. Felsefe, benim için, yaşama sanatı olarak tanımladığım içinde var olduğumuzu kavrama uğraşısı. Doğaya basit bir modern gözlemci veya tatilci olarak gitmeye çalışmıyorum. Bu iki farklı parçayı buluşturmak amacım. Yani sadece doğa ve ekoloji konularına girmeyip insanlığın genel gelişimi içinde doğala dönmenin ve doğallaşma felsefesinin ne anlama geldiğini de irdeleyeceğiz. Sohbetlerimiz bazen kayıkta güvertede yıldızların altında ya da yelkenle yol alırken bazen de kıyıda ağaçların altında ya da yakın zirvelerde yer alacak.
Süre: 4 gün - 3 gece.
