top of page
WhatsApp Image 2021-09-22 at 06.13.47 (3).jpeg

Neden Doğallığa Dönüş

Bir Doğal Yaşam Projesi

Ekolojik Mücadelede Duruşum

Çok kısa bir özet sunacağım burada, sadece temel kavramlarıma değineceğim ve bu yüzden de olayın doğasından dolayı eksik kalacak. Ekolojik krizi nasıl açıkladığımı ve ekolojik mücadeleye yaklaşımımı görmek ve kavramak için xxx’deki çok daha ayrıntılı açıklamaları okumanız gerekiyor. Biraz uzunlar ama kesinlikle tavsiye ederim, eğer ekolojik mücadeleyle ilgileniyorsanız.    

Sorunun Özü:
Mutsuzluktan Ekolojik Krize

Gelelim bu kısa ve eksik kalacak açıklamaya. Alışıldık tipik bir yaklaşım değil benimki. Üç temel kavrama dayanıyor: modern insanın mutsuzluğu, yapay habitatlar ve doğallık. Uzun yıllardan sonra vardığım sonuç şu: Modern insan mutsuz olduğu için tüketiyor ve sonunda bu tüketim o derece arttı ki, kendisine kaynak olarak gördüğü yerküremizin alışıldık işleyişini bozmaya başladığı gibi (iklim krizi) çeşitli vahim ve küresel ekolojik krizlerle karşı karşıya kaldık. Onu mutsuz ve huzursuz kılan, yani daha teorik bir dille stresli bir dünyada yaşamaya zorlayan da temellerini yaklaşık on bin yıl önce “Neolitik Devrim” sırasında ve pek de elimizde olmadan attığımız yapay habitatlarımız. Modern küresel dünyamız bu yapay habitatların son versiyonu.

Yapay Habitatlar

Yapay habitatı, insanlar yapmışsa da esasen yapılan bir habitat olarak değil de doğal olmayan, suni habitat, yani çok uzun bir evrimin sonucu olan doğal yapımıza karşıt ve zararlı bir habitat türü olarak tanımlıyorum. Bedensel doğal süreçlerimize uyumlu olmayan bu habitat türü bizim için son derece stresli bir dünyaya yol açıyor. Şiddeti, ilk belirdiği andan itibaren giderek artmış bir stres dünyası, Sanayi Devrimiyle birlikte başlayıp bugüne ulaşmış sürecin sonunda sadece iklim krizini değil, çeşitli ekolojik krizlere ek olarak, bir tür olarak insanın kendisini de bir ekolojik krize dönüştürdü.

Kapitalizm ve Tüketim Kültürü

Yapay habitat, zaman içinde ürettiği kapitalizm dediğimiz siyasi-ekonomik sistemle birlikte, insanın ve yerkürenin bu sistem için her anlamda sömürgeleştirilmesinin ana sebebi ve aracına dönüşmüştür. Modern insanın kendisi artık sistem için bir kaynak olmuştur. Kapitalizm, yapay habitatın sebep olduğu bu stresli yaşam halinden, yani kitlelerin mutsuzluğundan, yarattığı tüketim kültürünü kullanarak doğrudan yararlanmakta ve çok sağlıksız ve istikrarsız bir sistem olmasına rağmen varlığını bu şekilde sürdürmektedir.

 

Son yıllarda bu gidişat, yeni teknolojilerle birlikte öyle bir hal aldı ki, bugüne kadar kapitalizm tarafından çalışırken sömürülen modern insan, kendisine ayırması gereken boş zamanlarda da farkına varmadan çalıştırılıyor ve sömürülüyor. Hem insan hem de çevre artık tamamen bu yapay habitatlar ve onları sürdüren sistemin nesnelerine dönüştürüldüler. İnsan ve çevre, kısacası yerküre artık sadece bu alışveriş ve tüketim sisteminin sürmesi için varlar.  

Çözüm: Doğallaştırıcı Ekokültürel Habitatlar

Çözüm, ekolojik krizlerimizi yaratan bu durumu ortadan kaldırmak, modern insanın bu stresli dünyadan kurtulmasını sağlamak ve bu dünyaya bağımlılığını sona erdirmek. Bunun için de modern insanı birkaç milyon yıl boyunca evrildiği doğallığına geri getirecek habitatlarla yeniden buluşturmak gerekiyor. Dikkat: Doğaya dönüş demiyorum, doğallığa, yerküresel süreçlere dönüş diyorum, bunları dikkate alan habitatlar diyorum. Bu da uzun vadede aslında kapitalist sistemi sürdürmeyi amaç edinmiş ve ağırlıklı olarak enerji ve tarımsal üretime dair sürdürülebilirlik çalışmalarıyla değil, doğrudan kapitalizmin tüketim kültürünü hedef alan bir mücadeleyle olabilir. Kayık1934 böyle bir anlayışın ve mücadelenin aracı olacak.

Evet, bu çok hap şeklinde bir açıklama oldu. Haliyle daha fazla açıklanması gereken kısımlar var. Özellikle kayık1934 projesi tam olarak ne sağlayacak böyle bir mücadelede. Bu kadar ufak bir girişim ne yapabilir? Biraz değindim bu konuya Proje ve Öyküsü konusunda. İşte bu ve benzeri sorular için sizi daha ayrıntılı bölüme davet ediyorum. Mesele düşünüldüğünden daha vahim ve dolayısıyla çok daha radikal olmak gerekiyor. Ama ilk önce zihniyette ve yaşam tarzında.

Kaya_Latmos

Bir ekolojik varoluş yaklaşımı olarak doğallık felsefem ve antroposenden çıkış teorim

Ağaç_Latmos

Yazılar, ve Konuşmalar

Doğallık, ekokültür, ekoloji ve antroposen konularıyla ilgili paylaşımlarım

Ateş_Çemberi

Doğallaşma etkinliklerimiz ve ekokültürel habitatlar

Doğallık ve Ekolojik Olmak: 

Çeşitliliktir: Doğallık çeşitliliktir ve dolayısıyla bu çeşitliliğin yarattığı ilişkiselliği anlamak ve bu şekilde yaşamaktır. 

Bedenselliktir:  Doğallık ve dolayısıyla yaşamak bize, milyonlarca yıllık bir evrimin sonucu bedenimiz aracılığıyla gelir. Her şeyden önce bedensel bir eylemdir. 

Özneciliktir: Canlı cansız ayrımı yapmadan yerkürenin diğer bileşenlerini sadece birer kaynak olarak görmemektir. 

Paylaşımdır: Yerküresel varoluşun sadece bizim için olmadığını, diğerleriyle de paylaştığımızı, en az bizim kadar diğerlerinin de hakkı olduğunu anlamak, sorumlu ve sınırlı tüketmektir.

Uzlaşmadır: Doğaya hükmetmek, onu fethetmek değil, onunla ve içerdiği diğerleriyle uzlaşarak var olmaktır. 

En az zarardır:  Doğallıkta mükemmel uyum veya denge yoktur, o bir akıştır. Her şey birbiriyle çatışır, birbirinden alır ve dolayısıyla birbirine zarar verir. Mükemmel zararsızlık yoktur ama özellikle insanlar olarak en az zararı hedefleyebiliriz.

Neden Doğallık, Doğallığa Dönüş?

Mutlu olmak için: Yerküreyle aramızda doğallık üzerinden bir bağ var. Bu bağ üzerinden kendimizi beslediğimiz zaman olması gereken mutluluğu yakalıyoruz. Doğallıkla kaynaşmayan yaşam tarzları, özellikle modern yaşam bunu sağlayamıyor.

Yapay dünyamızın stresini, huzursuzluğunu yaşamamak için: Doğallık, aracısız ve içinde evrildiğimiz ortamda, yani yerkürede, kendimizle, kendi beden ve zihnimizle buluşmak demek. Doğallıktan yoksun kendi ürünümüz dünyamızda aksine daimi stres, yani huzursuzluk içinde yaşamak zorunda kalıyoruz. Yapaylığın huzursuzluğunu kaldırmak için teknolojimizi ve kendi yaptığımız dünyayı doğallığa uyarlamamız gerekiyor.

Etik yaşamak için: Yalnız değiliz, diğer canlı ve cansızların varoluş haklarını gasp etmeden, aksine gözeterek ve bu dünyaya en az zararı vererek yaşamalıyız.

Yereli ve dolayısıyla çeşitliliği korumak için: Doğallığın itici gücü ve güzelliği benzeşme ve mükemmellik değil, farklılaşma ve hata özgürlüğü. Biz bunun sonucuyuz. Bunu kaybetmemek için her yerin benzeşmeye ve herkesin aynı şeyi yaşamaya zorlandığı yaşam tarzlarını reddetmek gerekiyor. 

Modern yaşamın sebep olduğu ekolojik krizi frenlemek için: Yerküremiz, yani içindeki canlılar ve dolayısıyla cansızlar büyük ölçüde bizim yapay dünyamızın işleyişinin tetiklediği ciddi bir ekolojik krizle karşı karşıya. Evimizi korumamız gerek.  

Kayık1934'ü takip etmek için 

Teşekkürler

Tel: 0537-471-0029

Kayık1934'e Bedenen Yardımcı Olanlar. Teşekkürler için bakınız.
Aslı Parlak, Aşkın Karaduman, Bülent Yükselen, Can Karahasan, Devrim Doruk, Ebru Çavuşoğlu, Esin Tekin, Gökhan Yılmaz, Gökay Şenavcı, Haluk Kuşakoğlu, Leyla Yıldız, Muhittin Erkut, Murat Gül, Özlem Yeşilada Binder, Silvana Ege Binder, Songül Yılmaz, Zeynep Dinçer

Kayık1934'e Çeşitli Şekillerde Katkıda Bulunanlar. Teşekkürler İçin Bakınız.
Bodrum Belediye Başkanı Ahmet Aras, Bodrum Belediyesi Zabıta Müdürü Deniz Özyıldız, Bodrum Belediyesi Güvenlik Amiri Serkan Kanik, Bodrum Deniz Müzesi Müdürü Selen Cambazoğlu, Ali Dokur, Ali Şenavcı, Ali Şengün, Barbaros Ergene, Bilal Karataş, Cana Üngün, Cem Gür, Çetin Akıncı, Deniz Kılıç, Devrim Devecioğlu, Erol Kurutaş, Fatih Avcu, Gonca Alpan Tursoy, Gökay Şenavcı, Haluk Bener, Hamdi Yörür, Kaan Kurutaş, Mehmet Uyargil, Murat Gül, Mustafa Özkeskin, Nacı Arıcı, Naftotopos.gr, Oğuzhan Ulutaş, Tanıl Tuncel, Thanasis Giannikos, Yaşar Anter, Yusuf Civelekoğlu, Zehra Denizaslanı

Kayık1934'e Maddi Katkıda Bulunan Destekçilerimiz - 118 kişi

Ahmet Demirel, Ali Boltaç, Ali Hakan Albayrak, Ali Sadık Boltaç, Ali Şengün, Arslan Ziylan, Aslı Parlak, Aslı Yurdanur, Aşkın Karaduman, Aycan Kan Ülkü, Aydın Evren Özol, Ayşe Sevinç, Azade Uslu, Behiye Zeynep Aktoğu, Beykan Askan, Burak Dikmenoğlu, Bülent Yükselen, Cahit Arseven, Can Karahasan, Canan Yurdacan, Candan Uca, Cem Turgay, Cemile Turgay,  Değer Altunay, Deniz Boltaç, Devrim Doruk, Ebe Suzan Öztürk, Ebru Çavuşoğlu, Elif Özgen, Esma Doğan, Feyha Karslı, Filiz Askan, Filiz Yavuz, Firuzan Güney, Fuat Aksun, Füsun Bumin, Gamze Özer, Gizem Yurdanur, Gonca Arayıcı, Gökay Şenavcı, Gökçe Altunay Solmaz, Gülin Demirok, Gürkan Güney, Güzide Akkün, Haluk Bener, Haluk Kuşakoğlu,  Handan Karakaş, Hüseyin Peker, Ilgaz Doğrul, İpek Boltaç, İsmail Doğan, İştar Gözaydın Savaşır, Jale Alpay, Jale Pasinli, Kaan Kurutaş, Kadiroğlu Salih Öztürk, Kebire Yıldız, Lale Ak, Lale Ferenc Smekal, Leyla Yıldız, Livio Manzini, Marion Feildel, Matthias Müller Senti, Mehmet Kütükoğlu, Mehmet Uyargil, Metin Göncü, Metin Hekimoğlu, Murat Gül, Murat Necioğlu, Murat Özkan, Mustafa Cem, Mustafa Paşalı, Mübeccel Yalçın, Müjgan Bener, Nazan Kemal Gökcan, Necibe Öztürk, Nesip Tolun, Nil Tütüncü, Nuran Akkılıç, Oğuzhan Ulutaş, Osman Can Özcanlı, Osman Özkan, Oya Balkanlı, Oya Yeşilada, Ömer Karahan, Peyman Arpacılar-Köllhofer, Recep Perk, Rengin Binder, Reyhan Alpay, Reyhan Bayındır Gönenç, Rıdvan Demirok, Romain Narcy, Ruşen Germirli, Saadet Coşkun, Sabahaddin Bilsel, Sabahat Hawker, Saliha Düzel, Samer Atasi, Sedef Kaynarkan, Sercan Çağlar Erel, Seval Yeşilada Akbaş, Sevil Bilgenoğlu, Sevinç Gülsayın, Songül Yılmaz, Tankut Ülkü, Tarkan Kahvecioğlu, Tümay Altınsoy Değirmenciler, Utku Özgür Ünlü, Vahdet Ünal, Vedat Zincir, Volkan Demirkan, Yaşar Yılmaz, Yaşare Kılıç, Yerten Kalfa, Yücel Yılmaz, Yücel Ziylan, Yüksel Aymaz, Zeynep Dinçer

Kayık1934'e Malzeme Katkısında Bulunan Destekçilerimiz - 10 kişi

Ahmet Kurt: Bir adet krom admiralti demir, Ahmet Parsoy: Bir adet admiralti demir, Ayhan Güneysu: Atölye için elektrik kablosu, Devrim Doruk: İki büyük ve bir küçük güneş paneli, cankurtaran yelekleri ve biraz halat, Haluk Kuşakoğlu: Kontrol kutusuyla 1 büyük güneş paneli, İş aletleri, Mehmet Çavaş: Bir adet pulluk demiri, rMetin Göncü: İş aleti, Murat Gül: Altı adet çift dilli makara, İş aletleri Nedim Karakartal: 100 kg'lık tonoz, Salih Bingül: Pusula Zehra Denizaslanı: Bir makara halat

Kayık1934'e Lojistik Katkıda Bulunan Kurum veya Şirketler

bodrum-belediyesi-logoB.jpg
BDMingB.jpg
Girit_Dernek.jpeg
Milas Belediyesi.jpg

Logo sırasıyla: Bodrum Belediyesi, Bodrum Deniz Müzesi, Bodrum Girit ve Yunanistan Göçmenleri Kültür ve Dayanışma Derneği, Milas Belediyesi

Kayık1934'e Maddi Katkıda Bulunan Kurum veya Şirketler

Bodrum-Der.jpeg
main_logo_bottom.png

Logo sırasıyla: Bodrum Kültür Turizm ve Dayanışma Derneği, Arka Ristorante Pizzeria

bottom of page