Yerel Geleneksel Denizcilik etkinlikleriyle ilgili açıklamaları atlayıp doğrudan mevcut etkinliklere ulaşmak için aşağıya gidiniz.
Daha bedensel bir denizcilik insanı hem daha sağlıklı kılıyor hem de doğayla ilişkiye sokarak zihnini farklı ve bence daha sofistike, yani daha ekolojik yönde geliştiriyor, daha ileri düşünme becerileri veriyor.
Neden Geleneksel veya Doğal Denizcilik?
Sorunun yanıtı başlıkta: En doğal yelken denizciliği olduğu için. Minimum teknolojiyle yapılan bedensel denizcilik olduğu için. Her şeyden önce bu tür denizciliği seviyorum. Beni daha çok olaya katıyor ve bedensel becerilerimi geliştiriyor. Daha sağlıklı kalmamı sağlıyor.
Buna ek olarak, bunun en ileri teknolojisi makaralar olduğu için ekolojik açıdan da minimum zarar anlamına geliyor. Kayık1934'te biraz daha ileri gidiyoruz bu anlamda: Motordan da vazgeçiyoruz. Yani en geç 1930'ların denizciliğini yapacağız. O tarihlere kadar motor yok gibi, neredeyse herkes sadece yelkenle gidiyor. İşte biz de o dönemin yelkenciliğini yapacağız.
Geleneksel/Doğal Denizcilik Seyirlerimiz
İki tür seyrimiz olacak:
1. Geleneksel Denizcilik Seyirleri: Burada amaç geleneksel denizciliği öğrenmek ve/veya yapmak.
2. Orijinal Mavi Seyirler: Burada amaç Halikarnas Balıkçısı'nın henüz motorun olmadığı, yelkenle gidilen dönemde arkadaşlarıyla yaptığı mavi yolculukların felsefesine uygun şekilde mavi ile yeşilin içinde entelektüel ve kültürel deniz seyirleri yapmak.
Geleneksel Denizcilik Seyirleri

Bodrum'dan Vapora Kaptan'ın tırhandili. Küpeştesinde saitası. Muhtemelen 1940'lar veya biraz öncesi.
Geleneksel denizcilik, yani bedensel ve doğal denizcilik. Çıtayı yükseltmek isteyenler için. İlk hedef, motorsuz ve teknolojisiz yelken denizciliği kültürünü yaşamak ve yaşatmak. İlerleme diye diye her şeyi kaybetmenin anlamı yok.
İkinci hedef kendimize katkıda bulunmak. Daha bedensel bir denizcilik insanı hem daha sağlıklı kılıyor hem de doğayla ilişkiye sokarak zihnini farklı ve bence daha sofistike, yani daha ekolojik bir yönde geliştiriyor. Daha ileri düşünme becerileri veriyor.
Kayıkta yaşayacak, birlikte çalışacak ve paylaşacağız. Yelken açıp toplayacak, gerekirse direğe çıkacağız. Her şey kol gücüyle. Sadece makara ve palangalar. Kısacası bedensel denizciliği doya doya yaşayacağız
Dümen yok, yeke var. Pusula ve harita. Bazen de sadece doğayla yön bulacağız. Geceleriyse yıldızlardan. Havayı, bulutları, dalgaları öğreneceğiz, deniz ve rüzgar patikalarıyla tanışacağız.
Çeşitli atölyelerimiz de olacak. İlk önce dil. Zengin bir denizcilik dilimiz var, onunla başlayacağız. Denizcilik bağları, halat örmesi, kasa yapması, makaraları sapanlama, palangalar, arma kurma ve bakımı.
Sadece yelken değil, zaman seçimi de önemli bir rol oynayacak. Bu seyirlerimizi modern ve tüketici turizmin dorukta olduğu aylarda değil, her şeyin çekildiği aylarda, yani bahar ve güz aylarında yapacağız.
Mavi Seyirler

Halikarnas Balıkçısı ve arkadaşlarının ilk ve son derece basit Mavi Yolculuklarından bir fotoğraf.
Bunlar bir parça Doğallığa Dönüş seyirlerimizi andıracak. Hem bedensel hem de düşünsel. Ama burada hedefimiz bizden öncekilerin izlerini sürmek ve bunlar üzerine düşünmek, bu izleri yorumlamak ve tüm bunları çok doğal bir şekilde yapmak, yani bir yelkenliyle.
Bu doğallıkta amaç, bu kıyıların sunduğu tarihsel geçmişle tam da on dokuzuncu yüzyıldaki ilk kaşiflerin yaşadıklarına benzer şekilde karşılaşmak. Burada sadece yelken değil, zaman seçimi de önemli bir rol oynayacak. Bu seyirlerimizi modern ve tüketici turizmin dorukta olduğu aylarda değil, her şeyin çekildiği aylarda, yani bahar ve güz aylarında yapacağız.
Yine yelken açacağız, yine birlikte götüreceğiz kayığı ve onu yine birlikte yaşayacak ve paylaşacağız. Ama arkeoloji ve tarih konuşacağız. Felsefe ve sanat konularına gireceğiz. Çevremizdeki kalıntıları keşfedeceğiz.
Sonuçta bir parça 1940'larda motorsuz bir şekilde denize açılmış Halikarnas Balıkçısı ve ilk mavi yolcular gibi olacağız. Onların bıraktığı yerden ve onların anlatılarını geliştirerek.
Mevcut Seyirler
Kayığımızı denize indirdiğimizde ilk önce destekçilerimizin desteklerine karşılık tasarladığım seyirleri yapacağım. Bunların arasında bazı denizcilik seyirleri de var. Şu anda mevcut seyirler bunlar ama ardından gelen denizcilik seyirleri de bunlara benzer olacak. Aşağıya ekliyorum bu seyirleri. Katılmayı arzuluyorsanız Destekle kutusunu tıklamanız gerekiyor. Destek Seyirlerimizin tamamını görmek için Destek sayfasına da gidebilirsiniz.
Başlangıç Düzeyi Seyirleri
Geleneksel Denizcilik - GD
₺10.000 (1 kişi)/15.000 (2 kişi) (yeme-içme hariç)
Bu etkinlik, geleneksel yelkencilik tutkunları veya meraklıları için bir başlangıç atölyesi. Çıkacağımız en yüksek rüzgar 5 kuvvet olacak. Temel yelken komutları ve terimlerini, yelken arması ilkelerini, makara ve palangaları, temel düğümleri ve örgüleri, hareketli arma ve yelkenlerin hazırlanma ve bakımlarını ve bir parça da geleneksel denizcilik tarihi öğreneceğiz. Ama daha da önemlisi tamamen kendi beden gücümüz ve zekamızla yol alacağız. Kendi doğal kapasitemizi ve dolayısıyla kendi sınırlarımızı tanıyacağız. Konfor, yüzyıl öncenin böyle bir yelkenlideki konforu olacak, o kadar. Sadece doğa, biz ve geleneksel denizcilik.
Süre: 3 gün - 2 gece

Mavi Keşif - MK
₺12.000 (1 kişi)/18.000 (2 kişi) (yeme-içme hariç)
İlk mavi yolcuların, Cevat Şakir ve arkadaşlarının nasıl gezdiklerini merak ediyor musunuz? Bu etkinlik merak edenler için. Belki 1940'ları 50'lerin dünyasını geri getiremeyiz ama yelkenlimiz onlarınki kadar basit, hatta daha da basit, ve doğamız da sonbahar ve ilkbahar aylarında hâlâ yeterince tenha. Mavi Keşif etkinliğimizi Mavi Anadolu Hümanizmina geri dönüş, bu düşünceyi yeniden değerlendirmek ve anlamak olarak tasarladım. Neydi amaçları, neye ulaşmaya çalışıyorlardı, bunları da konuşacağız. Aynı onlar gibi dolaşarak, yelken açarak, bir süre basit koşullarda yaşayarak, yiyip içerek, sohbet ederek, eğlenerek, düşünerek yapacağız bu etkinliği. Arkeoloji, antropoloji, mitoloji, tarih, edebiyat, felsefe ve mavi.
Süre: 4 gün - 3 gece.

İleri Düzey Seyirler
Bu seyirler geleneksel denizcilik seyrinin dozunu arttırmak ve hem daha fazla zorlanmak hem de daha fazla heyecan yaşamak isteyenler için. Katılmayı arzuluyorsanız Destekle kutusunu tıklamanız gerekiyor. Destek Seyirlerimizin tamamını görmek için Destek sayfasına da gidebilirsiniz.
Yıldız Seyri - YS
₺20.000 (1 kişi)/30.000 (2 kişi) (yeme-içme hariç)
Denizde tüm seyir araçlarınızı yitirebilirsiniz. Bir tek yıldızlar hariç. Henüz pusula bile yokken, yıldızlardan bulmuş yönlerini denizciler. Yıllardır geleneksel denizcilik tarihi araştırmaları yapan birisi olarak en büyük ilgi alanım yıldız seyri. Modern yöntemlerle, yani matematiksel hesaplar ve almanaklarla değil. Tamamen doğal ve bedensel, kendi gözlerimizle, kendi duylarımızla. Haliyle gece seyri yapacağız ve bunun için de açık denize çıkacağız, kıyıdan uzaklaşacağız. Çeşitli rotalar mümkün bu etkinlik için. İlk anda aklıma gelenlerden biri Argo'ya doğru olarak adlandırdığım bir yolculuk. Yani açık denizde daha güneye ineceğiz. Zaman içinde başka rotalar da deneyeceğim. Yıldız seyri yapacak, tekniklerini konuşacak ve uygulayacağız. Bir de haliyle denizcilik tarihi. Bol bol da yelken. Zamanımızın büyük kısmı deniz üzerinde geçecek.
Süre: 4 gün - 3 gece.

Girit Seyri - GS
₺30.000 (1 kişi)/45.000 (2 kişi) (yeme-içme hariç)
Burada amaç, 1897'de Giritli Müslümanların Girit'ten Bodrum'a sadece yelken kullanarak gerçekleştirdikleri tarihi göçü canlandırmak. Bodrum da bu ailelerinin yerleştiği yerlerden biriydi. Bodrum Girit topluluğu arasında denizcilik her zaman baskın bir iş alanı olmuş ve bu ailelerden biri olmuş. Kılavura ailesi bu göçü 1900'lerin başında kendilerine ait sakoleva armalı motorsuz bir yelkenliyle gerçekleştirmiş. Bu seyirde biz de motorsuz yelkenlimizle, öyküsünü bildiğimiz bu göçü canlandıracağız. Tabii yolculuk boyunca bir yandan bol bol yelken yaparken diğer yandan Girit'in Ege denizciliğindeki ve insanlık tarihindeki yeri üzerine de sohbetler edeceğiz.
Süre: 5 gün - 4 gece.

Ege Geçişi - EG
₺50.000 (1 kişi)/75.000 (2 kişi) (yeme-içme hariç)
En iddialı etkinliğimiz. Ege'yi bir uçtan diğerine ve gerisingeriye geçeceğiz. Aşağıda yazdığım sürede bunu gerçekleştirebilir miyim bilemiyorum. İlk deneme seyrinde öğreneceğim bunu ama bu etkinlik bir gezi değil, tamamen böyle bir geleneksel yelkenlinin yelken yapma kapasitesini denemek. Modern arma kullanmıyoruz, geleneksel armalarla yapacağız bu yolculuğu. İki yol var gidebileceğimiz. Kikladlar veya Girit Denizi üzerinden. İlk seyrimizde Girit Denizi yönünü kullanacağım. Geçişi tamamladığımız noktada bir gece kalıp ertesi gün geri dönüş için demir alacağız. Geçiş sırasında mola verip vermeyeceğimiz (verirsek sadece bir kez) tamamen hava koşullarına ve elimizdeki süreye bağlı. Çok sert olmasa da orta şiddet rüzgarda gideceğiz. Sanırım bunu performans etkinliği gibi düşünmek yanlış değil :) 20. yüzyıl başına kadar var olmuş bir motorsuz yelkenli seyri.
Süre: 8 gün - 7 gece.
